12 Temmuz 2011 Salı

Kursk

“Saat şu anda 13:15. Saat 12:58 de altı, yedi ve sekizinci bölümdeki bütün mürettebat üyelerinin çoğu dokuzuncu bölüme geçti. Burada 23 kişiyiz. Hepimiz dokuzuncu bölümde toplanma kararı aldık, çünkü herhangi bir yere kaçabilmemiz olanaksız gibi görünüyor. Zaten, dokuzuncu bölümün sığınak olarak kullanılacağı önceden belirlenmişti. Galiba, içimizden bazıları tahliye kapağını kullanarak denizaltıdan çıkmayı denemek istiyor. Bu mektubu karanlıkta yazıyorum…” Havasız kalmak, boğulmak, oksijeni idareli kullanmak-ne kadar idareli olabilirse-. Aynı sıkıntının ortasında yanındakini öldürmemek için...

Wag the dog- Nasıl inandıracağız, televizyonda göstereceğiz. Gazete, televizyon, internet.

Biraz rahatlayayım halledeceğim dersin. Şu bir bitse dersin, bugün bir geçse derim. Ne zaman rahat ederim? Ölünce değil, maalesef. Rahatsızlığa alıştığımda... Belki hiçbir zaman.

Gün bitti,elimde gene sap var. O "küçük" alıntıyı yapanın beynine burgu gibi işlesin. Rüzgar söylüyor şimdi...

0 yorum:

Yorum Gönder

Buyrun yazın.