Konuştukça yeni şeylerin çıkması ne kadar güzelse, konuşmaya sebeb olan sıkıntının olması o kadar can sıkıcı. Daha sakin yerler, daha sakin zamanlar seçmek gerek. Gökten ne yağıp ne yağmadığına dair söylediklerimi, küçük ergenler duymadı bile. Onların dertleri, dürtüleri başkaydı. Diğerleriyse iki damlayla eriyeceklerini sanıp “Yağmuru severim ama şimdi olmadı…” gibi abuk cümleler kuruyorlardı. Fark olmamasına dair, farkın olmadığına dair şeyler. Ne gibi bir fark olabilir ki, olamaz! Üşütüp, sinir olup zart zurt etmeseydim, acıbadem bitmemiş olsaydı; ve beni görün nidaları olmasaydı daha da iyi olacaktı ama bu bir kayıp değil.
10 Nisan 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



0 yorum:
Yorum Gönder
Buyrun yazın.