12 Nisan 2011 Salı

Hikâye

Bir dervişi işittim: Yoksulluk ateşinde yanıyor, yama üstüne yama vuruyor, gönlünü şu beyitle avutuyordu:

*"Bir kuru ekmeğe, bir eski hırkaya kanaat edelim. Halkın minnet yükünden kendi mihnet yükümüz daha iyidir."*

Biri ona:

"Ne duruyorsun?" dedi, "bu şehirde filânca adam cömert ruhludur, herkese iyilik eder. Âzâde' lerin hizmetine bel bağlayıp gönül kapılarında yer tutmuştur. Eğer senin hâlini de öğrenirse, erenlerin hatırına riayet etmeyi canına minnet bilir."

Derviş:

"Sus! dedi, birine ihtiyacını arz etmekten, yokluk içinde ölmek daha iyidir. Çünkü bilgeler şöyle demişler: 

"Hırkasını yamayıp sabır köşesinde oturmak, elbise için büyüklere kağıt yazmaktan hayırlıdır. Komşunun yardımıyla cennete gitmek, muhakkak ki, cehennem azabıyla birdir!"Sadi
Bir gün bile bana bir yıl geliyor-Kürdîli Hicazkâr
Şimdi, neden? Bir şey söylerken üç kez düşünelim diye.

0 yorum:

Yorum Gönder

Buyrun yazın.