doksandört.
-
kesip atacağım onu
limonun kurumuş yanı gibi
ama önce ilk yarısıyla
yaptığım limonlu
ne varsa en güzel
onları anımsayacağım.
17 Ocak 2010 Pazar
Sonsuz bahar
Rüya mı, kabus mu… Unutmak istediğiniz bir şeyi görünce neden mutlu olursunuz ki! O yakınlık, o istek beni gene oraya götürüyor, çektiğim ezaya rağmen. Şimdi gene onun kapısındayım gibi geliyor. Çok iyi davranıyor bu kez, gülüyor. Ama artık zaman tükenmiş. Ben tekrar hasta olmuşum. Gırtlağım yanıyor. Sadece çingeneleri yanımda istiyorum çalıp oynasınlar etrafımda diye ama onlar da yoklar, mecburen sadece develerle güreşiyorum. Aslında o zamanlar öyle değildi, şöyleydi diyor, ne dediğini kendi de bilmiyor. Elimde bir kağıt parçası görüyor, beni Beşiktaş maçına götür diyor, çok paran olsun diyor. Saçmalıyor. Şaka gibi. Nedir bu erk manyaklığın anlamıyorum ki. Bunları isteyen o mu, benim için mi istiyor o da belli değil. Nereden hortladın sen şimdi durup dururken, Bahar. Şimdi İspanya Kralı 8.Ferdinand olduğum için pek sallamadım onu bu sefer. Hiçbir şey birden olmaz. bkz.Newton 2.Hareket Yasası. Taburemden sevgiler... ekim,2011
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)